⦁ Doğruyu kurallara aynen uyma, otorite ve cezaya boyun eğme şeklinde algılar. Ahlaki kuralları biçimsel ve sözel olarak yorumlayarak yerine getirir.
⦁ Bir şey kötüdür çünkü büyükler öyle öğretmişlerdir.
⦁ Doğru ve yanlış sabittir, bir şey ya doğrudur ya yanlıştır.
⦁ Doğruluk ve yanlışlığı hareketin sonuçlarına göre değerlendirir. Yani, sonuçta ceza alıyorsa davranışı yanlıştır. Kuralları, iyi ve kötüyü tam olarak algılayamaz.
⦁ Ahlâk anlayışı esnek olmayıp mutlak ve değişmez kuralları içerir.
⦁ Doğru ve yanlışı ortadaki mutlak zarara göre ölçer, niyet gibi soyut kavramları değerlendiremez.
⦁ Kurallara uymayıp fiziksel kazalara uğrayınca, Allah tarafından cezalandırıldığına inanır. Suç işlediğinde başına mutlaka kötü bir şey geleceğine inanır.
⦁ Doğru, kural ve otoriteye körü körüne bağımlılıktır. Amaç cezadan ve maddî zarardan kaçınmaktır. Doğru, ceza ile sonuçlanan kuralların çiğnenmesinden sakınmaktır.
⦁ Adaleti kanunla eş anlamlı görür ve otoriteden ayrı düşünmez.
⦁ Kötü bir iş yapan insanın bu kötülüğü karşısında acı çekmesi gerektiğini düşünür.
⦁ Bir şey kötüdür çünkü büyükler öyle öğretmişlerdir.
⦁ Doğru ve yanlış sabittir, bir şey ya doğrudur ya yanlıştır.
⦁ Doğruluk ve yanlışlığı hareketin sonuçlarına göre değerlendirir. Yani, sonuçta ceza alıyorsa davranışı yanlıştır. Kuralları, iyi ve kötüyü tam olarak algılayamaz.
⦁ Ahlâk anlayışı esnek olmayıp mutlak ve değişmez kuralları içerir.
⦁ Doğru ve yanlışı ortadaki mutlak zarara göre ölçer, niyet gibi soyut kavramları değerlendiremez.
⦁ Kurallara uymayıp fiziksel kazalara uğrayınca, Allah tarafından cezalandırıldığına inanır. Suç işlediğinde başına mutlaka kötü bir şey geleceğine inanır.
⦁ Doğru, kural ve otoriteye körü körüne bağımlılıktır. Amaç cezadan ve maddî zarardan kaçınmaktır. Doğru, ceza ile sonuçlanan kuralların çiğnenmesinden sakınmaktır.
⦁ Adaleti kanunla eş anlamlı görür ve otoriteden ayrı düşünmez.
⦁ Kötü bir iş yapan insanın bu kötülüğü karşısında acı çekmesi gerektiğini düşünür.