Çocukluk Döneminde Dini Egitimin Önemi
4 Mart 2025
2 dk okuma süresi
Şevval TİRYAKİ
0-6 Yas Çocuk Gelisimi
Kur’an-i Kerim ve Sünnet basta olmak üzere, on dört asirlik Islam medeniyeti birikimi ve yapilan arastirmalar bizlere, din egitiminin küçük yaslardan itibaren gerekliligi hususunda pek çok örnekler sunmaktadir. Kur’an-i Kerim; çocugun henüz zihnî gelisim asamasinda, davranislarinin olgunlasmasi ve hayat felsefesinin olusabilmesi için egitime tabi tutulmasi gerekliligini ifade etmektedir.
Allah Teâla, Hz. Lokman’in dilinden, “Yavrucugum! Süphesiz yapilan is, bir hardal tanesi agirliginda olsa ve bir kayanin içinde yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çikarir getirir. Çünkü Allah en gizli seyleri bilendir, (her seyden) hakkiyla haberdar olandir.” (Lokman, 16) buyurmaktadir. Ayni sekilde Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), “Çocuklariniza yedi yasina gelinceye kadar namaz kilmayi ögretiniz…” (Ebu Davud, Salât, 26, 495) buyurarak çocuk ve din egitimi konusuna dikkat çekmektedir.

Dünyamizin yasadigi degisim, degerler egitimiyle ilgili çalismalari bir zorunluluk haline getirmistir. Insanligin dini ve milli degerlere yabancilastigi, anlam ve amaç boslugu yasadigi günümüz dünyasinda pek çok ülke, bu durum için çareler arayarak, bu alana yönelik faaliyetlerini hizlandirmislardir.
Dini ve ahlaki egitimin okul öncesi yas grubu çocuklarin sahsiyet olusumunda ve sosyo-kültürel kimlik gelisimindeki etkisi, çocugun bu dönemde, ahlâk ve inanç muhtevali egitimini ihtiyaç haline getirmektedir. Bu yas döneminde, çocugun dinî nitelikli ilgi ve merakinin gelisigüzel bir sekilde cevaplandirilmasi veya cevapsiz birakilmasi, ileriki yaslarda din ile alakali birtakim olumsuz düsünce ve davranislarin olusmasina neden olmaktadir.
Dolayisiyla çocuklarin ihtiyaci olan dînî egitimin, hedef kitlenin temel özellikleri göz önünde bulundurularak pedagojik ilkeler çerçevesinde verilmesi gerekmektedir.
Allah Teâla, Hz. Lokman’in dilinden, “Yavrucugum! Süphesiz yapilan is, bir hardal tanesi agirliginda olsa ve bir kayanin içinde yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çikarir getirir. Çünkü Allah en gizli seyleri bilendir, (her seyden) hakkiyla haberdar olandir.” (Lokman, 16) buyurmaktadir. Ayni sekilde Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), “Çocuklariniza yedi yasina gelinceye kadar namaz kilmayi ögretiniz…” (Ebu Davud, Salât, 26, 495) buyurarak çocuk ve din egitimi konusuna dikkat çekmektedir.
Dünyamizin yasadigi degisim, degerler egitimiyle ilgili çalismalari bir zorunluluk haline getirmistir. Insanligin dini ve milli degerlere yabancilastigi, anlam ve amaç boslugu yasadigi günümüz dünyasinda pek çok ülke, bu durum için çareler arayarak, bu alana yönelik faaliyetlerini hizlandirmislardir.
Dini ve ahlaki egitimin okul öncesi yas grubu çocuklarin sahsiyet olusumunda ve sosyo-kültürel kimlik gelisimindeki etkisi, çocugun bu dönemde, ahlâk ve inanç muhtevali egitimini ihtiyaç haline getirmektedir. Bu yas döneminde, çocugun dinî nitelikli ilgi ve merakinin gelisigüzel bir sekilde cevaplandirilmasi veya cevapsiz birakilmasi, ileriki yaslarda din ile alakali birtakim olumsuz düsünce ve davranislarin olusmasina neden olmaktadir.
Dolayisiyla çocuklarin ihtiyaci olan dînî egitimin, hedef kitlenin temel özellikleri göz önünde bulundurularak pedagojik ilkeler çerçevesinde verilmesi gerekmektedir.
Bu yazıyı paylaş: